Tag Archives: google algoritma

google-algoritma

Google Algoritmalarıyla Nasıl Başa Çıkılır?

 

Google Algoritması Nedir?

Google Algoritmaları size bulmak istediğiniz sonuçları göstermek için web sitelerini gezerek bunları indeksleyen botların kullandığı matematiksel denklemlerdir. Bu denklemler yıllar içerisinde değişerek son geldiğimiz noktada Penguin 4.0 adını verdiğimiz güncelleme ile son hallerini alarak gerçek zamanlı arama sonuçları sunmaya başladılar.

Gerçek zamanlı arama sonuçları ne demek?

Gerçek zamanlı arama sonuçları artık Google botlarının sürekli olarak web sitelerini indeksleyeceği ve bir web sitesindeki güncellemenin arama sonuçlarında görülmesi için haftalarca hatta aylarca beklemeye gerek kalmadığı anlamına geliyor. Aynı zamanda da spam linkler ve bu algoritmayı aldatmaya yönelik içerikler artık anında belirlenerek arama sonuçlarından çıkarılacak.

Google Algoritmaları Nasıl Çalışır?

SEO çalışmalarını anlatırken konu Google algoritma ve botlarına geldiğinde hep kullandığımız bir benzetme var: Kişinin kendisi.

Bir kitap almak istediğinizi düşünün. Bu varsayımsal kitabın adı SEOya Giriş olsun. Bu kitabı bulmak için ilk gideceğiniz adres neresi olur? Mutlaka aklınıza kaliteli kitaplar satan, işletme yönetiminden tutun, iş yeri dizaynına kadar her konuda iyi olan, sürekli olarak benzer konularda kitaplar gördüğünüz ve aynı zamanda başka insanların da tavsiye ettiği bir isim gelmiştir.

Şimdi bir de tam olarak zıt özelliklere sahip olmasa da kalite açısından baktığınızda bu yere göre eksik yanları olan bir kitap satıcısı düşünün.

İlk gideceğiniz yer hangisi olurdu? Daha da önemlisi arkadaşlarınızın bu kitabı aradığını varsayarsak hangisini önerirdiniz?

Google botları da bu mantık çerçevesinde çalışan yapay zekalar. Eğer web siteniz kaliteliyse, her zaman erişilebiliyorsa, bir geçmişi varsa ve geleceğe emin adımlarla ilerliyorsa(geriye ve ileriye dönük domain yaşları) Google botları sizin daha önemli olduğunuzu ve o çok değerli üst sıraları hak ettiğinizi düşünerek sizi ön plana çıkarırlar.

SEO çalışması yapılırken en sık karşılaştığımız yanlış anlamalardan birisi de bu. Google’ın sıradan bir yazılım olduğu ve botların aldatılmasının mümkün olduğu düşünülüyor. Kısa süreler için bu durum geçerli olabilirken ardından gelen diğer algoritma denklemleri aracılığıyla verilen cezalar ile kardan çok zarara uğramanız kaçınılamaz bir durum.

Google Algoritmalarının Arama Sonuçlarına Etkileri

Google botları web sitelerinin bu özelliklerini tanımlayarak bir puanlama sistemi uygularken bu denklemin algoritmalar kısmı biraz daha karmaşık ve başka faktörler de devreye giriyor.

Bu faktörlerden en önemlisi de biziz. Yani normal internet kullanıcıları.

Web sitenizin içeriğinin botlar tarafından indekslendiğini ve üst sıralarda çıkmak için kullandığınız anahtar kelimeler sayesinde en üst sıraya çıktığınızı düşünün. Ama maalesef o gün iyi bir gününüze denk gelmemiş ve yazmış olduğunuz yazı kaliteli ve insanların dikkatini çekecek ve okumaya devam edilecek türden bir yazı değil.

İlk sırada görüldüğünüz için arama yapan kullanıcı sizin web sitenize geliyor ve yazınıza bir göz gezdirip veya ilk makalesini okuyup devam etmeye değer bir içerik olmadığını düşünerek sayfadan çıkıyor.

İkinci kullanıcı da. Üçüncü kullanıcı da. Bu noktadan sonra algoritma botlar tarafından bir hata yapıldığını fark ediyor ve web sitenizin aslında birinci sırayı hakkedecek kadar değerli bir içeriğe sahip olmadığına karar veriyor. Bu da giderek ikinci sıraya üçüncü sıraya düşmenize hatta çok görülen bir şekilde ilk sayfa sonuçlarında gösterilmemenize kadar gidiyor.

content-is-king

Google Algoritmalarıyla Başa Çıkmak İçin En İyi Yol

En kısa haliyle: KALİTELİ İÇERİK! Özellikle son algoritma güncellemesi iyice gösterdi ki artık içeriğiniz kaliteli değilse üst sıralarda görüntülenmeniz görüntülenseniz ble bunu devam ettirebilmeniz mümkün değil. “Content Is King” sözü sadece geçerliliğini korumakla kalmıyor, her geçen gün yerini daha da sağlamlaştırıyor.

Düzenli olarak kaliteli içerik yayınlayarak hem devamlı bir takipçi kitlesi oluşturabilir hem de arama motorlarındaki sıralamalarınızı yükselterek daha da geniş kitlelere erişim sağlayabilirsiniz.

İçeriklerinizi oluştururken sürekli aklınızda bulundurmanız gereken kriter sorusu “Bu içerik insanlara faydalı bir bilgiyi internet üzerinde başkalarının yapamadığı şekilde veriyor mu?” olmalı. Böyle bir içerik sunmanın en sağlıklı ve etkili yolu ise blog yazmaktan geçiyor.

Blog yazılarınızda nelere dikkat etmeniz gerektiğini öğrenmek için bu konuda hazırladığımız infografiğimizi inceleyin.

penguin

Penguin 4.0 ile Geri Döndü

Neredeyse 2 yıldır SEO camiasında en çok konuşulan konulardan birisi “Google Penguin’i ne zaman güncelleyecek?” oldu. Dün itibariyle bu sorumuz Google Blogu aracılığıyla cevap bulmuş oldu. Google yeni bir Penguin güncellemesinin yayınlanmaya başladığını ve Penguin’in artık gerçek zamanlı olarak güncelleneceğini duyurdu.

2016 Eylül ayı zaten yeterince hareketli bir ay olarak geçiyordu: Sıralamalar sürekli değişti, bazı web siteleri sonuçlarda yükselirken diğerleri düştü, bazılarının sıralamaları ise hiç oynamadı bile. Ama tüm Google indeksinin güncellenmesi doğal olarak biraz daha zaman alacaktır. Bu yüzden eğer web sitenizin sıralaması değişmediyse önümüzdeki günlerde bir hareketlilik göreceğinizden emin olabilirsiniz.

Eylül Ayında Google Sıralamalarında Ne Oldu?

Diğer güncellemelerle ilgili resmi bir açıklama yok. Ama iki şeyden eminiz. İlki, Eylül ayı başında yerel işletmelerin birçoğu arama sonucu sıralamalarında ani değişimler gördü.

İkincisi ise ay ortalarında yatay görsel bulunan sayfalar görsel arama sonuçlarında birinci sayfayı doldurdu. Görsel sonuçları organik bir pozisyona sahip olduğu için web arama sonuçlarının da geçici süreliğine birinci sayfada indeks almalarına neden oldu.

Penguin 4.0 ile Değişen Mobil Arama Sonuçları

Mayıs ayında söylediğimiz gibi Google AMP uyumlu olan sayfaları mobil sıralamalarda daha en üst sıralarda sunmaya başladı. Bu da önce davranış web sitelerinin AMP versiyonunu yapanların kazanmasını sağladı. Yani artık alt sayfalarınızın (diğer adıyla hizmetlerinizin ve sattığınız ürünlerin) mobil arama sonuçlarında ilk sayfada çıkmasını istiyorsanız web sitenizin AMP versiyonunu yayına sokmalısınız.

Eğer şuan rakiplerinizin de yamadığını ve sıralamaların eskisi gibi olduğunu görüyorsanız hemen rahatlamayın. Çünkü ilk sıralara çıkmak isteyen başka bir işletme web sitesinde bu işlemi yaptığında sizin yerinize onun geçmesi işten bile olmayacak.

Kazananlar/Kaybedenler

En büyük kazananlar elbette ki AMP versiyonun önemini önceden görerek bununla ilgili zaman ayıranlar. Kaybedenler ise bu tarz bir şeye şimdilik ihtiyacı olmadığını düşünerek bu özelliği göz ardı edenler.

Ama kaybeden kelimesi sizi korkutmasın. Henüz her şey bitmiş değil. AMP yeni bir mobil web protokolü ve Google’ın kullanıcılara daha hızlı hizmet vererek kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik sürekli çabalarından sadece birisi. Unutmamanız gereken konu artık daha fazla zaman harcayarak bu durumu avantajınıza çevirmenizin mümkün olduğu.

AMP’nin ne olduğu ve uygulanmasının nasıl olması gerektiği konusundaki detaylı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.